SON DAKİKA
gregory house etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gregory house etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2008 Pazartesi

Beyaz Saray + Barack Obama = ?

John McCain ve Barack Obama arasındaki  bu büyük çekişme son günlerde hep gündemde. Ünlülerin (Micheal Moore, Shakira, Kennedy vesaireler) Obama'ya verdiği destekler McCain'in hırçınlığı ve Bush amcamızın desteği derken olaylar bize kadar sıçradı. Hele ki Ermeni Lobisi'ni daha bir tatmin eden Obama olunca;Dünya'nın aksine bir portre bile oluştu bizim topraklarda. Ama şu ana kadar ki genel kanı nedese Obama tarafında. Sanki Barack Obama başkan sanırsınız. Destekçisi çok, ünlüler destekliyor yani oy vereni çok olacak gibi...

Bu bana Micheal Moore'un Cannes ödüllü belgeseli Fahrenheit 9/11'in başlangıcını getirdi aklıma. Demokrat aday başa geçti derken bir FOX TV mucizesiyle Bush'un başa gelişi... Sonra aklıma House MD.'nin politik bir göndermeye sahip sözü geldi:

Bir Bölümde Zenci bir başkan adayı hastadır ve umudu hala sürmektedir. House onu iyileştirir ama ekler de:
“You're not going to become President either way. They don't call it the White House because of the paint job.„

Çok da doğru bir yaklaşımdır. Belki çok örneğimiz oldu bu Gregory House beyimizden ama yazarları kafamıza uygun şeyler yazmışlar. Neyse bugün de Radikal Gazetesinde bir habere rastladım ve Küba'nın Büyük Devrimci Lideri Fidel Castro ne güzel açıklamış demek istediklerimi. 

Buraya tıklayıp Fidel Castro'nun benim için sonuna kadar doğru olan sözlerini okuyabilirsiniz.

Peşin Not: Benim için McCain de Obama da çok fark etmiyor zira bunun için de bir söz söylemişler zamanında tam hatırlamamakla birlikte şöyle bir şeydi: Amerika'yı başkanlar değil şirketler yönetir.

20 Eylül 2008 Cumartesi

Yeni Sezonda Neler Olacak

İnternet üstünden dizileri indirip izlemek bir çoğumuzun hayatında yer edinmiş durumda. Lost, Heroes, Prison Break, House MD, Supernatural, Smallville, Dexter... Hepimiz bu dizilerden en az birini takip ediyorsanız bu yazı sizi de ilgilendiriyor. Merakla beklediğimiz dizilerin yeni sezonunda bizleri neler bekliyormuş onlara bir göz atalım.



LOST (Sezon 5)


"Şüphesiz ki dünya ikiye ayrıldı, Lost'u izleyenler ve izleyecek olanlar" Jacob :)


Herkesin bir şekilde haberdar olduğu bir amerikan dizisi varsa o da Lost'tur. Herkes bir şekilde adını duymuş bir bölümünü izlemiştir. Eskiden sadece Dizimax ya da internet üstünden edindiğimiz bu dizi geçen sene TNT adlı Amerikan patentli kanal sayesinde her izleyicinin evine girmiş durumda. Ve sanırım bu diziler arasında en çok merak uyandıranı da gene Lost. Sırların üstüne binen sırlar ve düzensiz yayın programı bunun başlıca sebebi. Her sezon sonunda 9 ay ara vermeyi adet edinmiş dizi yeni sezona da büyük süprizlerle hazırlanıyor:

Geçen günlerde dizinin yapımcılarından gelen açıklamarla yeni sezonda eskilerden de konuklarımız olacak yeni karakterlerde katılacak.

Öncelikle yaklaşık 11 tane yeni karakter giriyor. Bunlardan ikisini oynayacak kişiler de belli. İkisi de gene tanıdık simalar: Vantage Point'ten tanıdığımız Said Tagmaoui (Ceaser rolüyle) ve gene dizilerden tanıdığmız güzel oyuncu Züleikha Robinson (Ilana rolüyle). Anladığımız kadarıyla pek de iyi karakteler olarak katılmayacaklar diziye. Bunlar dışında bir 9 oyuncu daha girecek diziye.

Gene yeni sezonda ikinci sezondan kalma dostlar bizi ziyaret edecekler. Ana Lucia Cortez (Yani Michelle Rodriguez) bir bölüme konuk oyuncu olarak katılacak. Tahminen de ikinci bölüm. Gene eski dostlardan Mr. EKO'da bu sezon görünecek. Ama tam olarak nasıl görünecek bilemiyoruz. Gene ikinci sezonda ölen Libby'in bir türlü anlatılmayan hikayesi bu sezon karşımıza çıkacak. Hurley'in akıl hastanesinde işi ne göreceğiz. 

Bir diğer süpriz sarışın rockçımız Charlie'den. Charlie merkezli bir flashback bölümü bizi bekliyormuş. Yani Charlie'yi göreceğiz. Gene geçen sene kaybettiğimiz Rousseau flashbacklerle karşımıza çıkacak. Jin de büyük ihtimalle ölmemiş olacakmış.


Bu arada Ocak'ın birinde gösterilecek ilk bölümün adı da Because You left olacakmış.


Heroes (Sezon 3)

Kahramanlarımızın macerası devam ediyor. Yeni sezonu 22 Eylülde açacak olan dizi internet sitesi üzerinden yeni karakterleri tanıtan webisode'lar yayınladılar. Fakat şöyle bir sorun var ki Amerika dışında izlenemiyor bu videolar. Ama internette bazıları rapide aktarmış bile linkine buradan ulaşabilirsiniz.



Gelelim tüyolara:

Nathan Petrelli görünüşe bakılırsa ölecek. Angela Petrelli bize 5. Level'i tanıtacak, dünyadaki en kötü insanlar için yapılan ev sahipliğinden bahsedecek - tecavüzcüler, kundakçılar, katiller. Galiba burası, bir grup Hain’in (Villain) kaçtığı yer olacak. Matt Parkman ıssız bir çölde yardım için bağırır halde olacak. Yeni bir Hain ‘Speedster’ Hiro’dan bir şey çalacak. Level 5'te hapsedilmiş büyük, kel bir adam bağırır: “Ben sandığınız kişi değilim. Ben Peter Petrelli’yim…”
Bakalım başka neler olacak


Prison Break (Sezon 4)


Kaça kaça nereye gittiklerini bilemediğimiz hapishane kaçkınları bu sezon da gene Skolfildin planlarını uyguluyorlar ve bir şirketin peşine düşüyorlar. Sarah çocuğunu doğurdu ölümden de döndü :) Diziye bir tane de Türk sokmuşlar ki adı da ayrı güzel: Erol Tabak. Micheal Scollfield'in dövmeler de bu sezonla ortadan kalktı. Bana kalırsa dizi kendini bitirmeye devam ediyor. Beş bölüm kadar yeni sezondan yayınlayan dizi sezona en erken girenlerden.



House MD (Sezon 5)



House'da sular durulmuyor. Geçen sezon Amber'ı kaybeden Wilson gitme planlarında, House arkadaşını kaybetmek istemiyor elinden geleni yapıyor ve bir yandan da hastalarla uğraşmaya devam ediyor. Fakat ilk bölüm itibariyle işler hiç de parlak değil. Yeni Sezon bu hafta başladı...




Supernatural (Sezon 4)



İblislerin kıçlarını tekmeleyen Winchester kardeşlerden Dean Cehennem'den çıkarak başlıyor yeni sezona. Üstelik onu kurtaran da Sam değil. Allah'a inanmayan Dean'i oradan alan Castiello adında bir melek ve bunu Tanrı adına yaptığını söylüyor. Lilith artık Sam'a bulaşmıyor çünkü gücü yetmiyor anladı. Sammy ise Rubby'in yardımıyla gitgide Erler mertebesine eriyor :) Bu arada yeni sezonun ilk bölümü geçtiğimiz günlerde yayınlandı.





Smallville (Sezon 8)


Sekiz sezon oldu bu adam hala Süperman olamadı ya neyse. Yeni sezonda yapımcıları değişen dizide iki şey bekleniyor. Yapımcıların anlaşması gereği dizide Clark Kent uçmayacak ve kostüm giymeyecekti ama yapımcılar değiştiğine göre böyle şeyler olabilir artık. Bekleyip göreceğiz... Yeni sezon bölümleri yayınlanmaya da başladı...


Bir de bu sezon başlamış olan Fringe var ki ilk bölümü yazın izlediğimiz dizi ikinci bölümüyle eylül ayında başladı ama beklenileni veremedi. Halbuki J.J. Abrahams yaratıcısı olunca çok şey beklemiştik...


Görüldüğü gibi dizilerimiz oldukça hareketli bir şekilde ya sezonlarına başladılar ya da başlamak üzereler. Bize de izlemek düşer...

19 Eylül 2008 Cuma

"Everybody lies" Gregory House


Yaz ayları benim için kendi işlerimi yapma mevsimidir. bu kendi işlerim arasına oldukça fazla film izleme oldukça fazla metin okuması da dahildir. Ama bu yaz film izleme vakitlerimin bir kısmını hoyratça bir diziye verdim ve gram üzülmedim. Çünkü iki gün önce beşinci sezonuyla merhaba diyen 
bu dizi yani HOUSE MD'yi gerçek anlmada geç tanımıştım.





"After the surgery he was an egomaniacal, narcissistic pain in the ass — same as before" Lisa CUDDY

Bir adam düşünün: narsist, obsesif, ilaç bağımlısı ve yalnız. Tek bacağı sakat olduğundan bastonla geziyor. Çok fazla arkadaşı yok. Mesleği doktorluk ama sadece ilginç bulduğu vakaları alıyor. Hastalarla konuşmak onun için gereksiz: Yalan söylerler. "Herkes Yalan Söyler"

İşte House MD dizisine adını veren Gregory House karakteri böyle biri. İngiliz Aktör Hugh Laurie'nin canlandırdığı ve canlandırmaktan öte gerçek anlamda yaşayan biri haline getirdiği House'un hikayesini anlatıyor bu dizi.

Postmodern Sherlock Holmes

Sherlock Holmes'u tanımayan yoktur. Dünyanın en tanınan ve en zeki dedektifidir. İşte bu dizinin
 yaratıcısı David Shore, Gregory House'u yaratırken Sherlock Holmes't
an etkilendiğini söylüyor. Sherlock Holmes gerçek olayların dedektifliğini yaparken House tıp olaylarını inceliyor. Çözülemeyen hastalıkları hastalarının gizlice evine girip yaptırdığı araştırmalarla ve en çok da zekasıyla bir sonuca ulaştırıyor. Holmes'un bir yardımcı vardır Dr. Watson. House'un da yok sanmayın Dr. Wilson onun Cuddy'i saymazsak tek dostu. Çünkü Cuddy dostu olmanın yanında onun işvereni.



House'un bir diğer farkı vakaları yalnız çözmek yerine
bir ekibe ihtiyaç duyuyor olması. Beyin fırtınası yöntemiyle olayları çözen house kimseyi bulamadı mı karşına bir çocuğu ya da bir hademeyi alıp hastalığı çözmeye çalışıyor ve bu ona yetiyor. yeter ki birileri saçma da olsa bir şeyler söylesin. İşte bu yüzden House bir ekibe sahip. Formen, Chase ve Cameron adlı üç genç doktor House adına evlere giriyor, hastaların testlerini yapıyor ve bazı zamanlar house'u yapacağı çılgınlaklara karşı durduruyorlar.

Dizinin kısa özeti bu ve şu an beşinci sezonuna girmiş olan dizi burada anlattığımdan bir miktar değişmiş bir şekilde de olsa spoiler'a daha fazla girmeme adına anlatmaya gerek yok. Ama edinebilen herkes bir şekilde edinmeli ve nasıl karakter yaratıl
ır, nasıl senaryo yazılır (Aslında izledikleri mantık tipik hollywood mantığı üç ayaklı senaryo. Önce sorun, sonra çözüm derken bi' son dakika engeli) nasıl oyunculuk yapılır nasıl dizi çekilir'i görmek için izlenmeli. Zira bu dizinin bir diğer güzel yanı da sorunlar içinde boğulup düğüm düğüm üstüne atmaması yani lost gibi sürekli bir sonraki bölümünü aç gözle beklemeye gerek duyulmaması. genel olarak her bölüm kendi içinde bir çember kurguya sahip ve bunun dışında da bir kurgu ilerliyor ama bu insanı meraktan meraka sürüklemiyor.

Yaz aylarımı harcayıp Gregory House'un vicodin bağımlılığı gibi bu diziye bağımlı olayazdığım ama olmadığım gerçeği ortada. aslında bağlandım bile. Gördünüz mü:

 "Herkes Yalan Söyler" 




 
Designed By OddThemes & Distributd By Blogger Templates